1 Eylül 2012 Cumartesi

Grafik Ayarı Değerlerin Anlamları

Genel olarak grafik ayarlarında oyunlarda olsun. Bazı programlarda olsun. Grafik ayarlarında kullanılan genel kavramlar vardır. Örneğin Anti-Aliasing, VSync gibi. Bunların anlamları ne işe yaradıklarını elimden geldiğince  herkesin anlayabileceği bir şekilde anlatacağım. Basitlerden başlayalım ve ilerleyelim o zaman.

Resolution: Çözünürlük. Oyunun ekranınızda kapladığı alan olarak tanımlanabilir kısaca. Ekranın çözünürlüğü de vardır, oyununda ikisi aynı değerlerde olmak zorunda değildir. Ama genelde aynı çözünürlükte olur. Çözünürlüğün önemini size en iyi youtube videolarından anlatabilirim sanırım. Youtube'da bulunan videoların çözünürlükleri vardır, youtube bunu seçmemize izin veriyor. Örneğin 240p, 360p, 480p, 720p, 1080p gibi işte bunlar aslında çözünürlüktür. örneğin 120x240 çözünürlüğünede çekilmiştir video, yani 240p olur o. E tabii ki 1920x1080 çözünürlükte çekilen çok daha iyi kalite verecektir. 1080p olur o zaman. İşte sizde oyunlarda genelde en düşük çözünürlük olan 800x600 seçerseniz düşük görüntü kalitesi, 1920x1080 de açarsanız HD kalitesi gibi yüksek kaliteyle açarsınız. Tabii bunun için de öncelikle ekran kartınız desteklemesi daha sonra da monitörünüzün desteklemesi gerekir. İkiside destekliyorsa o ayarlarda oynayabilirsiniz. Yoksa ekran kapanır. Çoğu zaman bu sorunu çözmek için oyun dışından müdahale gerekir. Tabii bir de Refresh Rate var onu da açıklayalım.

Refresh Rate: Yenileme hızı. Yenileme hızı monitörünüzün ekranı saniyede kaç kere yenilediğidir. İnsan gözü bu yenilemeyi göremez. İnsan gözü saniyede 24 kare ekrandan, bu yüzden 24 ve üstünde yenileme yaparsa görünmez tam bir saniye süreceği için. Fakat 24'ten düşük yapsaydı gözümüzle bu yenilemeyi görebilecektik. Bunun önemi nedir peki? Önemi görüntünün akıcılığı, ghosting yani oyunlarda mesela counterda adam var diyelim zıplıyo olduğu adamın altında ve üstünde beyazlıklar oluşur. Çünkü monitör daha kendisini yenilememiştir. Bu yüzden LCD ekran alırken dikkat edilmesi gereken bir husus kaç Ms olduğudur. 2 ve ondan düşük olması gerekir. Refresh rate genelde çözünürlüğün yanında yer alır. 1280x1024 60Hz gibi. 60 Hertz yenileme hızıymış yani. Bazı oyunlar bunu desteklemez. Örneğin der ki 85 Hz olmalı en az der. Mesela Sniper Elite V2 oyunu, 118 Hertz gibi uçuk bir değer istiyor. O yüzden oyun tam ekranda çalışmıyor. Bunu ekranınızın desteklediği en yüksek ayar seçebilirsiniz.

Anisotropic Filtering: Bu filtreleme teknolojisi. Oyunlarda texture yani dokuların örneğin asfaltın kaldırımın, çayırın, çimenin, canlılığıyla ilgilidir. Yani daha gerçekçi görünmesi sağlar, ne kadar yüksek o kadar iyidir tabii ki ama oyunu çok kasmasına sebep olur güçlü bir bilgisayar gerekir.

Anti-Aliasing: Kenar yumuşatma. Bu filtrede oyundaki dokuların kenarlarının, yada üzerindeki keskinliklerinin daha iyi görünmesini sağlar. Yani yine daha gerçekçi görünmesini, göze batmamasını sağlar.

Vertical Sync: Dikey Senkronizasyon. Bu özellik aslında çok önemli bir özelliktir. Yaptığı iş şudur. Sizin refresh rate'iniz ile. Atıyorum 60 Hz olsun. Bunu FPS Limiti olarak alır. Yani en fazla 60 Fps alırsınız oyundan ki yeter ve artır herhangi bir oyun için. Sizi bunun daha üstüne çıkarmaz. Bunun sebebi de oyunda kaymaların yani örneğin şimdi siz 100 Fps alıyorsunuz oyundan ama refresh rate 60 yani saniye de 60 kere yenileniyor. Ancak aldığnız Fps 100 olduğu için saniye de 100 kare göstermiş olucak. Böylece 40 Fps kayıyor olacak ve görüntüde uyuşmazlığa yani senkronizasyon bozukluğuna sebep olacak. İşte VSync açıkken bunun önüne geçilir.

Triple Buffering: Bu genelde ekran kartı ayarlarının içinde olur. VSync açıkken ona destek olur.

Texture Detail: Dokuların detayları daha fazla işçilik, daha fazla kasma demek bunu da bilin. Ama kısıldığında da Half Life 1'den daha kötü bir görüntü ortaya çıkıyor nerdeyse hiç hoşuma gitmeyen bir durumdur bu ikilem.

Motion Blur: Bulanıklık. Genelde Fps yada Tps türündeki oyunlarda daha çok görülür. Yani Adamın gözünden gördüğünüz ve arkasından gördüğünüz. Counter ile GTA gibi. Bu ne işe yarar. Farenizi sağa sola çevirerek etrafa baktığnızda hızlıca döndüğünde etrafı bulanıklaştırır. Gerçekçilik hissi katar. Kendi etrafınızda dönerken etrafın bulanıklaşması gibi.

Shadow: Gölgelerdir. Oyuna gerçekten çok güzel gerçeklik katar fakat bir o kadarda oyunu kasar. Güçlü bilgisayarlarda yüksek ayar önerilir.

Draw Distance: Yakınlık mesafesi. Yani ne kadar uzağı görebileceğinizle ilgili bir ayardır oyunda. Yüksek ayarlarda daha ilerileri görürsünüz. Düşük ayarlarda yakınlarınızda ki objeleri görürsünüz sadece ilerideki objeleri görmek için yakınlarına gitmeniz gerekir.

Ambient Occlusion: Nvidia'nın yeni getirdiği bir şey denilebilir. Atilerde var mı bilmiyorum. Bu güneşin geliş açısının hesaplanıp onun çarpan yüzeylerden de sektirerek sadece güneşin geldiği yeri değilde bu seken güneş ışınlarınında aydınlattığı yerleri aydınlatmak ve oyuna gerçeklik yazandırmak.

Elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Ayarlarınızı ona göre yaparsınız artık... İyi oyunlar :)

30 Ağustos 2012 Perşembe

Antivirüs Programınızı Test Edin

Antivirüs programınız hala canlı mı. Virüsleri yakalıyor mu bunu test etmek ister misiniz? EICAR adlı bir site bunun için bir şeyler yapmış. Zararsız bir virüs yazılımı bu. Eğer bu işlemi yaptığınız da antivirüs programınız devreye girer bişeyler yaparsa sorun yok. Fakat hiçbir şey yapmaz öyle durursa sorun var atın gitsin. Başka bir şey kullanın. Önerim Microsoft Security Essentials.

  1. Masaüstüne yeni bir not defteri oluşturun.
  2. Not defterini açın ve içine  X5O!P%@AP[4\PZX54(P^)7CC)7}$EICAR-STANDARD-ANTIVIRUS-TEST-FILE!$H+H*  bu renkli yazıyı yapıştırın.
  3. Daha sonra "Farklı Kaydet" yaparak, dosyanın ismini "test.com" yapıp tekrar masaüstüne kaydedin. (Tırnaklar yok).
  4. Sonra benim antivirüs programım daha çalıştırmadan uyarı verdi ve direk sildi. Fakat sizin ki bunu yapmadıysa ki yapması daha iyi sanırım. Test.com'u çalıştırın. Eğer antivirüs devreye girerse sorun yok. Girmezse antivirüs programınızı değiştirin.

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Ap Tuner

Eğer gitara yeni başlamışsanız ve kulağınız çok iyi değilse bu uygulama sayesinde gitarınızı akort edebilirsiniz. Tüm gitarları ve ekstradan Keman, Çello, Viyola için de akort edebilirsiniz. Bu geçişleri yapmak için programı açtıktan sonra açılan pencerede Note sekmesinden, Note Preset alt sekmesine gelip akort etmek istediğiniz aleti seçebilirsiniz.


En üsteki E4 en ince teliniz. Tele vurduğunuzda tam onun üstünde olmalı ve gördüğünüz ibre 0'a en yakın seviyede olmalıdır. Tam sıfır olmasına gerek yok yakın tutun yeter. Gitarınızı her çalmadan önce akort edin. Hele ki telleri yeni taktıysanız oturması çok zaman alacaktır.

26 Ağustos 2012 Pazar

Sniper Elite V2

Beni biliyorsunuz oyunlardan bahsederken çok süslü kelimeler kullanmam örneğin buraya; savaşın gizli askerleri evet onlar kimsenin haberi olmadan dünyayı değiştirdiler, diyebilirdim ama zaten herkes bunu yapıp abartıyor. Ben farklı olayım bari dedim. Evet iyi günler bu ufak göndermeden sonra başlıyorum.

Sniper, oyununda tahmin edebileceğiniz gibi bir Sniper'ız. Yani dürbünlü silahla takılıp insan avlıyoruz. Oyunda ek olarak bir adet taramalı ve bir tabancada var. Oyunun "Loading" ekranında silahınızı seçebiliyorsunuz. İlerledikçe yeni silahlar geliyor sağdan soldan bulduğunuz silahlar filan.

Sniper Loading Ekranı
Sniper Elite V2 Loading Ekranı Silah Seçim
Silahını seçtikten sonra "Start Game" basarak oyuna giriyorsunuz. Oyunda size verilen görevleri yapıyorsunuz. Serbest dünyası yok, kafanıza göre gezebileceğiniz çokta gerekli değil zaten. Oyunu yeni açtığnızda yani New Game yaptığınızda Zorluk Derecenizi kendiniz belirleyin daha iyi olur Custom'dan. Eğer bilmiyorsanız Orta derece olanı seçin bence. Çünkü oyun daha gerçekçi oluyor. Yani Counter gibi adamın kafasına nişan aldığınızda direk kafasına gitmiyor. Yer çekimi denilen bir şey var, uzaklaştıkça adamın kafasının biraz daha üstüne nişan almanız gerekiyor. Ayrıca oyunun çok beğendim başka bir özelliği var, genelde sniper dediğimiz de aklımıza hep HeadShot (Kafadan Vurma) gelir fakat bu oyunda biraz farklı düşünebilirsiniz. Bunun iki sebebi. İlk sebebi Kill Cam yani adama ateş ederken kameranın değişip mermiyi takip etmesi ve adamın vurulmasını göstermesi. İşte bu özellikle adamın ciğerlerinin, omuriliğinin, ayak bileğinin, beyninin, gözünün, kalbinin ve diğer bölgelerinin parçalanışını görebilirsiniz. Aslına bakarsanız biraz gaz da veriyor. Mesela şöyle bir şey yaşadım, adamı bir kere vurdum genelde tek vuruşta indiriyorsunuz fakat bazen bir kere sendeliyor yada yere düşüyor sonra tekrar kalkıyor iki kere vurmanız gerekiyor. İşte tam o sırada yerden kalkarken bir daha ateş ettim, adamın belinde ki bombayı vurdum tek taşla 4 - 5 kuş birden indirdim. Evet havamı da attım şimdi Kill Cam'den bir kaç sahne koyalım.






Evet bunun dışında anlatabileceğim çok farklı bir şey yok. Sniper görevleri ile oynuyorsunuz. Ama önemli bir şey var. Bunun sebebini anlayamadım niye böyle bir şey yapmışlar bilmiyorum. Oyunu oynayabilmek için monitörünüzün yenileme hızı (refresh rate) 170 Hz desteklemesi gerekiyor. Benim ki 70 bile desteklemiyor. 200 Hz destekleyenlerde zaten 3D monitörler niye bu kadar yüksek bir şey istemiş bir fikrim yok. Fakat bu demek değildir ki oyunu oynayamayaksınız. Oyunu oynamak için oyunu açtıktan sonra size hata verecek ekranınızın desteklemediğine dair bir uyarı, bazen direkt vermiyor mouse sol tık basmanız gerekebiliyor. Eğer Alt + Enter yaparsanız oyunu Windowed Mode olarak çalıştırırsınız yani Tam Ekran olmayan haliyle pencere şeklinde çok fazla bir şey farketmiyor. Yine de alttaki Görev Çubuğu gözünüzü tırmalıyor ise, Ctrl + Alt + Delete yapıp Görev Yöneticisinden, İşlemler sekmesinden explorer.exe kapatabilirsiniz. Bu hem oyunun FPS'sini arttırır hemde alttaki görev çubuğunu kapatır. Tekrar açmak için ise tekrar Görev Yöneticisinden bu sefer uygulamalar sekmesinden pencerenin sağ altında bulunan Yeni Görev butonuna basarak açılan pencereye "explorer.exe" (tırnaksız) yazıp tekrar açabilirsiniz.

Bilgisayar satın alırken işletim sistemi satın almamak

Merhabalar, eğer bir bilgisayar satın almak istiyorsanız, size bilgisayarı satan firma tarafından içinde işletim sistemi ile birlikte verirler. Bu işletim sistemini almak istemeyebilirsiniz. Hatta istemeyebilirsiniz demiyeyim de istemeyin diyiyim. Peki bunu neden diyorum çünkü bu gereksiz şeyin fiyatı yaklaşık 300 TL civarında. Bu da demek oluyor ki bilgisayarın fiyatı 300 TL daha çok. Sanırım bu fiyatla 12 GB DDR3 Ram alınır. Şimdi gelelim fasulyenin faydalarına, bunu nasıl başaracağız. Öncelikle size mecburdegilsiniz.com adresinde ki yazıyı buraya kopyalayacağım ardından bir şeyler ekleyeceğim.


Windows İadesi İçin İzlenecek Yol

1) Öncelikle satıcı firmaya, satın almak istediğiniz bilgisayar ile birlikte Windows işletim sistemini almak istemediğinizi bildirin ve bu konuda alınmış örnek bir mahkeme kararının olduğunu belirtin.
2) Satıcı firma yanaşmazsa, bilgisayarı olduğu gibi satın alın.
3) Bilgisayarı açtığınızda kurulum adımlarını gerçekleştirmeyin ve son kullanıcı sözleşmesini onaylamayın.
4) Satın alındıktan sonra 1 hafta içinde ya da garanti belgesi veya fatura üzerinde yazan süre içerisinde, en yakın PTT şubesine giderek, Windows işletim sistemine ait ne varsa (CD, etiket, broşür, kutu) iade taahhütlü olarak satıcı firmaya gönderin ve işletim sisteminin ücretinin vereceğiniz hesap numarasına yatırılmasını isteyin.
5) Satıcı yine olumsuz karşılarsa, en yakın Tüketici Sorunları Hakem Heyetine iadeli taahütlü postanın fotokopisi ve sitemizde bulabileceğiniz 1. Ankara Tüketici Mahkemesine ait örnek karar ile başvuruda bulunun ve çıkacak kararı alıp, ilgili firmaya iletin. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti, illerde Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü, ilçelerde ise Kaymakamlık binalarındadır.
6) Satıcı yine olumsuz karşılarsa, icra memurlarıyla işletim sisteminin ücretini faiziyle birlikte tahsil edebilirsiniz.
Gördüğünüz gibi işlemler sırasıyla herhangi bir satıcı mağaza üzerinde kullanılabilir. Fakat bundan önce şunu söyleyeyim, Türkiye içinde Microsoft ile anlaşmalı olan Vatan Computer ve Teknosa vardır. Buraları son tercihler olarak kullanırsanız sizin açınızdan daha iyi olacaktır. Bildiğim kadarıyla Eksen Bilgisayar bu konuda çok sorun çıkaran bir firma değil. Öncelikle gidin bir kaç yerle konuşun. Baktınız hepsi olumsuz yanıt verdi gözünüze kestirdiğiniz bir tanesiyle bu çetrefilli mücadeleye girişin. Unutmayın bu sizin hakkınız yukarda ki örnek kararı okursanız eğer verilen hükmün doğruluğunu ve bunu istemenin sizin hakkınız olduğunu anlarsınız. Bu arada direk FreeDos yada Linux yüklü bilgisayarlar var. Onlardan da alabilirsiniz daha sonra silip istediğiniz işletim sistemini kendiniz yükleyebilirsiniz. İyi günler, esen kalın. 

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Nvidia Quadro Ekran Kartı

Nvidia'nın çıkardığı Quadro ekran kartları çok pahalıdır. Bunun tek sebebi kartın özelliklerinin yüksek olması değil. Bunun asıl sebebi bu kartın çalışma kartı olarak driver kullanması yani, 200 Liraya aldığınız bir 9800GT DirectX driverlarını kurduğunuzda oyun için hazır olur. Aynı şey bu kart içinde geçerlidir. Driver olarak DirectX kurarsanız kartınıza oyun için hazır olur. Fakat bir oyunda verdiği performans 4200USD fiyatlı olmasına rağmen 8800 GT kadardır. İşte bunun sebebi kartın tasarımı, mimarisiyle alakalı. Fakat kartın Workstation yani çalışma driverlarını kurduğunuz da kart oyunu oynamak için değil oyunu yapmak için çalışır. Yani model yapımlarında filan 9800GT ile bi modeli çizerken yarım saat donabilir fakat kullandığınız kart Quadro ise hiç bir donma olmadan bu işlemi yapabilirsiniz. Ekran kartının Render ile hiç bir alakası yoktur hemen hemen. Çünkü bu işi CPU üstlenir. Intel I7 işlemciler render konusunda gayet iyiler.

25 Haziran 2012 Pazartesi

Bilgisayar alırken/toplarken dikkat edilmesi gerekenler

Günümüz teknolojisine yetişmenin imkansız olduğu bir dönemdeyiz. Sürekli yeni elektronik eşya ve parçalar üretiliyor. Bu yazımda bir bilgisayar toplarken ileriki senelerde de rahat kullanabilmek için birkaç şey anlatacağım. Başlayalım...

İlk olarak bilgisayarınızı ne için alıyorsunuz buna bir karar verelim. Sonra ona uygun parçaların özenli olmasını seçin boşu boşuna hepsini dünyanın en iyilerinden almak zorunda değilsiniz işinize yarayan parçalara odaklanın. Kâr etmek için tabi ama ilerde fikriniz değişir ne biliyim sadece Office programları kullanan bir bilgisayarı ilerde oyun oynamak için kullanacak olursanız tekrar değişim gerekebilir ama tüm parçaları alırsanız böyle bir değişim gerekmez. İleriyi düşünün bunun için. Ben şimdi size tek tek parçaların nerelerinin iyi olması gerektiğini söyleyeceğim. Siz de alacağınız parçaların oralarına bakarsınız :)

Hard Disk: İlk olarak belirtmem gerekiyor ki ne olursa olsun Hard Disk'iniz 500GB'dan az olmasın. Film,resim,oyun vs arşiv yapıyorsanız bu bile yetmeyecektir. Günümüzde Full HD filmler sanırım 30-40 GB civarında keza oyunlarda öyle Max Payne 3 30 GB kadar. Eskiden 1 GB oyun gördüğümüzde grafikleri muhteşem olacak diye heyecandan oyunu açamazdık şimdi 15 GB'lik 30 GB'lik oyunlar bile heyecanlandırmaz oldular.. Hard Diskin boyutunu yapacağınız işe göre belirlersiniz ancak 500 GB uygundur en az.

Yazım hızı vardır bide önemlidir. 7200rpm olması uygun olacaktır. Sanırım en hızlısı da şu anda bu. (emin değilim)
ÖnBellek, bu işlemcide de var olan bir şey aslında çok önemli bir şey değildir ama önemsiz de sayılmaz. Ön belleğinde belli şeyleri tutar hard disk ve bir daha ki açılışında onları direkt olarak ön bellekten çalıştırır yani bekletmez boşu boşuna tekrar yazma yükleme gibi şeyler. 16 MB en az uygundur.

Ram (Bellek): Ramlerin nesilleri vardır DDR olarak. DDR, DDR2, DDR3 şu an sonuncusu 3'tür. Bunlar aynı zamanda yavaştan hızlıya sıralanışta sayılabilir. DDR3 şu an son nesil ve hızlıdır. Yeni bilgisayarlarda da kullanılan budur ve en ucuzudur diğerlerine göre. Eski nesiller üretilmediği için yeniler daha ucuz eskiler daha pahalı.

Ram'in genel olarak az özelliği vardır hızı, kapasitesi ve soğutuculu veya değil. Bunda özel olarak anlatacak bir şey yok hızlı olcak işte alabildiğinizi alın. 150 Liraya, 2x4GB yani 2 tane 4 GB = 8GB 1600 Mhz ve soğutuculu bir ram bulabilirsiniz bu da gayet güzel.

İşlemci: Zurnanın zırt dediği yerdir. Çünkü çok farklı bir şeydir bu yani çok geniştir. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki eğer bir oyuncu iseniz gerçekten sonuna kadar araştırıp almalısınız. Ancak normal kullanıcı iseniz çok önemli değil. Yani yazacağım özelliklere bakmanız yeterli olacaktır.

İlk olarak hızı önemli tabii ki örneğin 1.86 Ghz yada 3.3 Ghz gibi. Bunun yüksek olanı daha makbuldür. İşlemleri o hızda yaptığını ima eder bize.
Ön Bellek, önemlidir. Ön belleği ne kadar çok olursa o kadar hızlı işlem yapar diyebiliriz. Hard Disk'te ki gibidir. 8 MB yeterlidir.

Soket yapıları işlemcilere göre fark eder bu soket yapısı ana kart üzerinde bulunan soket ile uyumunu söyler. Yani işlemcinin soketini seçtikten sonra ona uygun bir ana kart almanız gerekmektedir buna dikkat edin.

Bazı işlemcilerde ek özellikler vardır mesela İntel'in İ serisi i-7, i-5, i-3. i3 ile normal çift çekirdeğin farkını anlatmıştım daha önce. i3'te ve diğer i serilerinde ekstradan ekran kartı görebilecek grafik işlemci bulunur. Bu da oyunlarda ekran kartına yardım sağlar. Dolayısıyla daha rahat yüksek fps alırsınız.
Yada mesela intelin TurboBoost gibi sistemleri oluyor, yük binince işlemcinin hızı artıyor.

Genelde AMD ile İntel farkı AMD'nin çarpanları açık İntel'in kilitlidir. Dolayısıyla intelde overclock yapmak daha zordur voltaj vererek filan yaparsınız AMD'de çarpan kilidini yükselterek daha kolay ve hızlı overclock yapabilirsiniz. Ancak fanınızın sağlam olması gerektiğini unutmayın. İyi bir soğutucu şart. Ekran kartı overclockları içinde aynı şey geçerli.

Nanometre Teknolojisi, işlemcinin kullandığı teknolojidir. 32 Nanometre sanırım şu anda ulaşılan bende ki sanırım 65 nanometre eski bir işlemci az nanometreye sahip olanlar daha az güç harcıyor ve buna bağlı olarak daha az ısınıyor. Daha az güç harcaması aynı zamanda daha düşük güçlü Power Supply'e ihtiyacınız olduğu anlamına gelir bu da elektrik faturalarının düşmesine çok harcamasa da belli bi yerden sonra fark ediyor 350 Watt ile 1000Watt aynı şeyi yakmıyordur sanırım.

Power Supply (Güç Kaynağı): Kolaydır bir önemli özelliği vardır PFC adı altında. Bu PFC elektriğin boşa harcanmaması için koruma gibi bir şey sayılabilir. Aktif PFC %30 - 45 gibi bir koruma sağlar. Pasif PFC %5 - 15 gibi bir koruma sağlar. Dolayısıyla alacağınız Güç Kaynağının orjinal ve AKTİF PFC olmasına özen gösterin. Onun dışında Watt'ı ayarlamak zordur ama günümüzde 500 Watt gayet uygundur. Aldığınız ekran kartı, ana kart, işlemci bu watt'i etkiler eski bir bilgisayara yeni bir ekran kartı alıyorsanız büyük ihtimalle güç kaynağı yetersiz kalacaktır. Bilgisayar düzgün çalışsa bile o karttan ve diğer parçalardan yeterli verimi almanız mümkün olmayacaktır.

Anakart: Anakartınızın özellikleri diğer parçaların özellikleri uyumlu olması gerekir. Örneğin işlemcinin soketiyle , ramin soketiyle vb. Bu yüzden anakart almadan önce diğer malzemelerinizi seçin daha sonra anakart alın yoksa anakart sizi sınırlandırır hiç hoş bir durum değil ben yaşadım. Anakartın soketler dışında çok özelliği yoktur. Overclock yapılabiliyor mu yapılamıyor mu sorulması gerekebilir alacağınız duruma göre. USB 3.0 kullanıyor olması yeni nesil açısından iyi olacaktır. Görürsünüz belki ATX - MicroATX gibi ayrılmıştır. Bunlar boyutlarıdır. ATX büyük kasalar, Micro-ATX ATX'e göre daha küçük kasalardır ve anakart daha küçüktür. Ben pek sevmem her şey iç içe olur hiçbir şeyi elleyemem ve sanırım daha da sıcak oluyor.

Ekran Kartı: Ekran kartında dikkat edilecek çok fazla nokta var. İşlemci gibi ince elenip sık dokunması gereken malzemelerden tabii sonra pişman olmak istemiyorsanız. Günümüzde hemen hemen herkesin aklında bir şey var. "Benim ekran kartım 1 GB!" "Benim ki 2 GB benim ki daha güzel." gibi bir şey. Ama işte öyle bir şey yok. Yeri gelir 1 GB 2 GB'yi döver. Bakılması gereken özellikler;
Çekirdek Saat Hızı, Çekirdek Sayısı, Bellek Saat Hızı, Bellek Arayüzü (256 Bit ekran kartları 128 Bit olanları iki katı hızdadır. Yani bu önemli bir ayrıntıdır.) DirectX desteği, eğer ciddi oyunlar oynuyor film vs yapıyorsanız güzel bir soğutucu, GDDR özelliği GDDR3, GDDR5 gibi ayrılır burdaki ddr ram ile anakart uyumundaki ddr ile aynı DEĞİLDİR. GDDR5 bir ekran kartını DDR3 anakarta takabilirsiniz. Zaten DDR5 anakart üretilmedi.

Kasa: Son olarak kasa da ise rahat hava alabileceğinden emin olun ve alacağınız ana karta uyumlu kasa seçin MicroATX yada ATX. ATX Kasa almanız daha iyidir ikisinide takabilirsiniz sanıyorum. Burada her şeyi anlatamamış olabilir özel sorularınız için mail adresinden ulaşabilirsiniz. Çok bakamasamda yardımcı olmaya çalışırım.

22 Haziran 2012 Cuma

Resident Evil : Operation Raccoon City

Bu sefer gerçekten çok uzun bir zaman oldu ancak bu benim yazı yazmak istemememle alakalı olmadı. Uzun zaman bilgisayardan ve oyunlardan uzak oldum o yüzden. Neyse şimdi gelelim Resident Evil'ın son oyununa. Oyunun sadece başını oynadım bazı hareketleri ve grafikleri görebilmek için ancak birçok videosunu izledim. Oyunun grafikleri çok güzel ve gerçekten aksiyon dolu bir oyun olmuş. Her ne kadar diğer Resident Evil oyunlarından daha farklı ve biraz daha karışık olsa da eğer oyuna Resident Evil serisi olarak değil de farklı bir oyun yeni çıkmış bir oyun gibi bakarsanız gerçekten muhteşem bir oyun olmuş. İlk başladığınızda karakter seçiminizi yapıyorsunuz. İlerde değiştirebiliyor musunuz bilmiyorum. Karakterinizi seçtikten sonra bir adet Taramalı yani Counter'dan gidersek, Bir adet birincil silah, bir adet ikincil silah yani tabanca ayrıyetten çok güzel kullandığınız bir de bıçağınız var. Bunların yanında bir de kendinize özel güç gibi bir şey seçebiliyorsunuz örneğin kamuflaj filan ben hiç denemediğim için yorum yapamayacağım hakkında da zaten spoiler vermeyelim oynayın öğrenin :). Oyunda siper sistemi var, siper alacağınız duvara yada herhangi bir şeyin arkasına gittiğinizde otomatik olarak eğiliyor yada duvara yaslanıyor. Yani otomatik siper alıyor. Oyunda pc için 4 tuşuna basarak taramalıdan tabancaya geçiş yapabiliyorsunuz yada space tuşuna basarak ani geçiş yapabiliyorsunuz RE5'i hatırlamıyorum ama RE4'te ki bıçağı kullanma gibi tabancayı kullanıyorsunuz. Yada isterseniz 4 tuşuna basıp elinize alabiliyorsunuz temelli. Karşımızda ki karakterler genelde karşı askerler yada zombiler oluyor. Oyunun izlediğim bir videosunda Chris Redfield'a karşı savaşıyorduk artık sonumuz hayrolsun. Bu arada oyunda 4 kişi oynayabiliyor farklı bilgisayarlardan bağlanabiliyor. Eğer tek oynarsanız diğerlerini bilgisayar kontrol ediyor siz tek kişiyi kontrol ediyorsunuz. Bir kişi de kaptan olarak başınızda geziyor bazen çoğalabiliyor bu sayı filan. Bu arada sanırım o kamuflaj gibi özel güçler karakterlere göre değişiyor. Oyunu oynamadan yazdım hiç mutlu değilim şu an ama çok oynayacağımı da sanmıyorum. Resident Evil benim bildiğim Resident Evil'dan çok farklı olmuş. Burdan da hani trip atıyorum Capcom'a.

26 Ocak 2012 Perşembe

Intel Core 2 Duo ve Intel i3 Önemli Fark (Çift Çekirdek)

Merhabalar, şimdi de intelin bu muhteşem i serisinden bahsetmek istiyorum. Sebebi ise malum çoğu kişi tarafından core 2 duo ile i3 arasındaki farkın bilinmemesi yani ikiside çift çekirdek ee niye bu daha pahalı filan gibi şeyler sorulması... Başlayalım;
Core 2 Duo standart çift çekirdek bir işlemcidir. Fakat intelin i serisi işlemcisi üzerinde sadece işlemci özelliğini değil ekstradan ekran kartı özelliğide taşır. Yani sizin bilgisayarınız 1 GB Ekran kartına sahip ise, intel i3,i5,i7 aldığınızda şöyle bişey oluyor, 1.5 GB Ekran kartı oluyor mesela bilgisayarınız. E tabii ki oyunlardan daha iyi performans alıyorsunuz ve aynı zamanda işlemcide zaten harika bir teknoloji kullandığı için işlemcinizde güçlü olmuş oluyor, ekran kartınızda güçlü oyun bilgisayarları için muhteşem bişey. Fakat tabii ki tüm i serisinde aynı şekilde değişim göstermez mesela i3'de azdır i5'de biraz daha fazla i7'de en çoktur. O yüzden daha pahalıdır. Ancak daha pahalı olmasının başka sebepleri de vardır.

Mesela;
i3, 2 çekirdeklidir. Fakat bu 2 çekirdeği 4'e böler. Buda dört bölümünde ayrı işlem yapması yani daha hızlı işlem yapmayı sağlar. Dolayısıyla normal 2 çekirdekli core 2 duo'dan daha farklıdır ve hızlıdır.

i5'de ise 4 çekirdek vardır ve bu 4 çekirdek 4'e bölünmüş vaziyettedir. Dolayısıyla bu i3'den bile daha hızlı işlem yapma gücüne sahiptir.

i7'de ise durum iyice abartılmıştır ve 4 çekirdek 8 parçaya bölünmüştür. Kimisi i7 için 8 çekirdekli filan der ama daha 4 çekirdek aşılmadı bildiğim kadarıyla durum budur yani 4 çekirdeğe sahiptir fakat bu 4 çekirdek 8'e bölündüğü için çok çok hızlı çalışır.

Söylediğim gibi "i" serisinin diğer işlemcilere göre en büyük özelliği kendi içerisinde ufak gpu yani ekran kartında bulunan işlemcilerden bulundurduğu için ekran kartınıza ufak destekler sunar.

Ve ayrıca L2 Cache diye bilinen Türkçede Önbellek diye geçen şeyde çok önemlidir. Bu şu işe yarar diyelim ki bilgisayarınızın hergün klasik olarak sürekli açtığı şeyler var mesela bilgisayar açılırken sağ alt tarafta açılan programlar, ses göstergesi olsun internet göstergesi olsun virüs tarayıcılar diğer şeyler filan işte işlemcinin önbelleği ne kadar büyükse o kadar çok bunları kendi bünyesinde saklar ve bi dahaki açılışta bunları direk önbellekten çalıştırır yani siz onların açılmasını beklemezsiniz bu aslında çok önemli bir özelliktir. O yüzden önbelleğe de önem verin siz ne kadar yüksek o kadar iyi ;)

Not: İntelin son teknoloji işlemcileri Ivy Bridge'lerdir.

DDR ve Ekran Kartı GDDR Özelliği

Selamlar, öncelikle hala bu amatör blogda takıldığınız için teşekkür ederim. Şimdi son yazımda 32 Bit vs 64 Bit'in farkından filan bahsetmiştim ve benim hoşuma gitti yani bundan sonra bilgilendirici yazılar yazmayı daha çok istiyorum oyunlardan çok çünkü oyunu alırsın sende oynarsın ha burdan bakarsın belki "Ulan bu herif şu oyunu oynamış güzel diyor bide ben deniyim bakiyim nasılmış?" dersin ama bilgisiz bilgisiz oyun oynamanızı istemiyorum. Şimdi gelelim konumuza aslına bakarsanız konuya nasıl nerden gireceğim konusunda bir fikrim yok çünkü çok geniş bir başlık oldu öncelikle DDR nedir onu söyleyeyim..

DDR Anakartın Ram özelliğidir diyebilirim basitçe yani Anakartınız desteklediği bir DDR modeli vardır DDR , DDR2 ve son çıkan DDR3 şu an yeni alınan bilgisayarların çoğu DDR3 desteklidir. Ben size burda DDR'ın özelliklerini söylemiycem ama çok basit olarak bahsetmek istiyorum. Bi kere aralarındaki en büyük fark para farkıdır. Pahalıdan ucuza doğru sıralarsak DDR>DDR2>DDR3 şeklinde olur. Genelde eski olanlar daha ucuz olur fakat şöyle bişey var çok az üretildiği için bulması zor yapanlarda artık satın alınmasın diye pahalı yapıyordur heralde uğraşmak istemiyorlar. Sonuçta eğitimini alan kişi de yeni nesile göre eğitim görüyo DDR5 çıktığında DDR yapcak birileri bulunmaz heralde. İşte bu sepeblerdendir ki eskisi daha pahalı yenisi ise daha ucuz. Şimdi fiyat farkını şöyle dile getirebilirim. 2 GB üzerinden gidelim Dolar 1.80 civarı (oha 1.40'ları hatırlıyorum) DDR=150 TL desek DDR2= 60 DDR3=35 gibi farklar. DDR'ların aralarında ki diğer önemli fark ise hızları diyebiliriz işlem yapma hızları çok farklı yine atıcam DDR Ram en fazla 400 Mhz hız yapabiliyorsa DDR2 de en fazla 1066 yapıyorsa DDR3'de 2000'lere çıkıyor.  Artık aradaki farkı siz anlayın yani. Bilgisayarınızı çok daha hızlı kullanırsınız. Ve şimdi gelelim GDDR'ye açıkçası bunu açıklayacak fazla bişey yok yani GDDR ekran kartlarında olur GDDDR ile DDR arasında hiç bir bağlantı yoktur aslında benim size anlatmak istediğim kısımda burası. GDDR ekran kartının veri hızını belirler yani 1GB GDDR2 ekran kartı 10 Hız yaparsa 1GB GDDR5 25 Hız yapar gibi.

GDDR ile DDR arasında hiç bir fark yoktur. Anakartlarında DDR3 filan yazar bu ram içindir. Yani sadece DDR3 ram takabilirsiniz. DDR2'yi yada DDR ram'i kabul etmez. Fakat bunun ekran kartıyla hiçbir bağı yoktur. Ekran kartı GDDR3 GDDR5 filan olabilir. O yüzden ekran kartı filan alırken GDDR'yi düşünmeyin. Yine çok karışık bir yazı oldu ama noktayı çözdüğünüzden eminim umarım sıkmamışımdır.

22 Ocak 2012 Pazar

64 Bit vs 32 Bit işletim sistemi

Arkadaşlar birçok kişi hala 64 Bit ve 32 Bit arasında ki farkı bilmiyor. Aslında birçoğumuz onun bile ne olduğunu bilmiyoruz. Bilgisayardan anlayan bir arkadaşımızı arayıp "Kanka ya ben ram aldım yeni 4 GB taktım ama 3 GB diyor bozuk mu acaba?" diye sorduğumuzda o kişi "İşletim sistemin 32 bit mi 64 bit mi?" diye sorarsa ortada kalmayın diye ufak bir bilgilendirme yapmak istiyorum. Öncelikle bunu nereden öğrenebiliriz onu söyleyeyim. Çok basit. Masaüstünde bulunan Bilgisayarım'a sağ tıklayıp özellikler dediğimiz de açılan pencerede "Sistem" başlığı altında ortalarda bir yerde görünür. Hemen üstünde de ram miktarınız vardır. Şimdi eğer bilgisayarı direk aldığınızda raminiz 4 GB veya üstü ise zaten mecburen 64 bit olarak satıcaklardır. Fakat toplama yapıp işletim sistemini filan siz kurduysanız ufak tefek a problımlar yaşayabilirsiniz. Şimdi göze en çok batan sorun/sorunlar şunlardır:

1. 32 Bitte en fazla 3 GB ram kullanılır. Yeterli verim alınmaz ramden. 64 Bitte ise sanırım sınır yok varsa da çoktur o yani yükle yükle bitmez oooo anakart sınırı daha aşağıdadır.
2. 64 Bit yapacağınız işlemleri 32 Bit'ten daha hızlı yapar bu yüzden özellikle Photoshop yada bilumum video edit programları kullanan arkadaşlar 64 Bit kullanması kendileri açısından daha mübarek olacaktır. Fakat dikkat etmeliler ki kullandığınız veya indirdiğiniz programlar 64 bit olarak indirin yada satın alın. Eğer 64 bit olarak satın almazsanız sorun olmaz 32 bit olarak yüklenir yine fakat 64 bitte kullanacağınız hız ile eşit olmaz yani o yüzden 64 biti varsa 64 bit kullanın daha iyi olur. Sistem dosyalarını ve ekran kartını mutlaka update filan ettiğinizde 64 bit olarak edin.
İnternette chip.com.tr 'de okumuştum birisi çok güzel yazmıştı. Okumanızda fayda olduğunu düşündüğüm için aradım onu buldum. Buyrun chip.com.tr'den Alibaba'nın yorumu.


32 bitle 64 bit arasındaki fark, aynı anda tek karpuz taşımakla iki karpuzu taşımak arasındaki fark gibidir. iki koltuğunuzu da kullanma imkanınız varsa iki karpuz taşıyabilirsiniz. 32 bitin hem adresleme kısıtlaması vardır hem de komutları işleme genişliği dardır. 32 bit makinalarda adres hattı da 32 bittir ve 32 bitin matematiksel sınırı 4GB(4 milyar kusur byte) dır günümüz için yetersizdir. oysa 64 bitin hem komut işleme genişliği 2 kat fazladır hem de adres hattı şu an pratikte 36(intel)-40(amd) bitdir ama ileride bunu dahada genişletme imkanı vardır. 40 bit adresleyen 64 bit bir işlemci 1 Terabyte RAM yönetebilir (anakart takmaya elverişliyse) yani intel makinalar 2-3 yıl sonra yeniden revize edilmek zorunda kalacak çünkü 64GB üstü rami göremez.
64 bitin ne dezavantajı var: makina komutları 64 bite uygun ve adresler daha uzun olduğu için RAM-işlemci arasındaki taşıma yükünü de artırıyor. yani 2 karpuz taşıyorsunuz ama 2 defa gidip gelmekten daha az enerjiharcasanız bile tek karpuzu taşımaktan daha fazla yoruluyorsunuz. bu arada canınız karpuz çekti değil mi? yaz gelse de yesek! :P

Overgrowth

Ne kadar sıkı oyun takipçisi olursanız olun bu oyunu çok azınızın duyduğundan eminim ama normaldir çünkü oyun daha yapım aşamasında ve tek tek alpha sürümleri internete düşüyor. Torrent sitelerinden filan indirip oyunu deneyebilirsiniz. Eğer oyunu beğenirseniz oyun daha alpha'da olduğu için ucuz ön sipariş verip oyunu satın alabilirsiniz. Eğer bu oyun tarzını beğeniyorsanız mutlaka denemelisiniz. Şimdi bu oyun nasıl bişey tarzı nedir nasıldır. İsteyen Youtube'dan gameplay videolarına bakabilir gayet basit ben burda kendi görüşlerimi söyleyeceğim.

İlk olarak oyunla tanışmam bir arkadaşım sayesinde oldu. Ben yarıda bıraktım oyunu takip etmeyi fakat o bayağı ilerledi oyunda. Her alpha bölümünü her hafta tek tek indirip oynuyor sanırım. Her hafta oyuna yeni bir şeyler ekleniyor. Düzenleniyor, düzeltiliyor.

Oyun'da bir tavşanız fakat bu tavşanı sanki kangurular büyütmüş gibi süper tekmelerinin yanında birde ayakta gidiyor. Oyun tam olarak dövüş üzerine kurulu fakat basit bir oyun değil eğer ileride de güncellenmeyecekse canınız yok yani iki üç vuruşta gidiyorsunuz ki karşı tarafta kılıç varsa işiniz çok zor. O yüzden bu oyun biraz Elit oyunculara göre diyebilirim. Ben o kadar güzel oynayamadığım için bıraktım ben bu kadar çabuk ölmelere alışık değilim. Alışmışım 1500 mermi yemeye tek yumrukta ölünce biraz koyuyor. İşin iyi yanı ise oyun anında edit moda geçip etrafı editleyebilmeniz örneğin boş sadece toprak bir arazi açıp orda kendinize mükemmel haritalar yapabilirsiniz bunu arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz arkadaşlarınız sizin yaptığınız haritalarda oynar falan filan işte. Oyundan görüntüler vericem oyun hakkında fikir edinebilmek için "Lugaru" oyununu deneyebilirsiniz. Yada dediğim gibi direk oyunun alpha versiyonlarını inidirip deneyebilirsiniz fakat Türkiye'de hala alpha nedir beta nedir bilmeyenler çok o yüzden şunu da söyleyeyim; Alpha oyunun daha yapılış aşamasıdır. Alpha versiyonlar gerektiği zaman 1000'leri 100.000'leri geçebilir. Fakat bu versiyonlar kullanıcılar ile paylaşılmaz normalde çünkü oyunun kötü zamandayken oynarlar ve beğenmeyebilirler hataları var iken ki online oyunlar beta aşamasındayken çıkıyor bazen onlarda bile böyle şeyler yaşanıyorken aynı kişileri birde alpha oynarken siz düşünün. İşte normalde paylaşılmaz fakat burda paylaşılmış alpha versiyonları o yüzden sizde arkadaşım gibi dezavantaj yerine avantaja çevirin onun düşünceside taa alpha'dan başlıyayım oynuyayım da oyunun tüm inceliklerini bulayım usta olayım ki çok mantıklı bi mantık. Beta ise oyunun alpha süreçlerinin sona ermiş yani oyun tamamen yapılmıştır fakat ufak tefek unutulan yerler genelde grafiksel sorunlar oynanışı etkileyen mesela bir yerde duvarın içinden geçiyorsunuzdur bunun gibi yada mesela yoldan yürürsünüz filan ama yürümez önünde duvar var gibi işte bu tip hataların genel olarak bulunduğu ve bu hataların adminlere ulaştırılması için kullanıcılar ile genellikle bedavaya paylaşılan sürümdür. İşte olay bu yani şimdi oyundan bir kaç kare ve görüntüler vereyimde azcık fikir edinin çok uzadı yazı saçma sapan. Bu arada oyunun sitesi: Overgrowth

Videolar:
Eğlenceli bir gameplay videosu: 25 botla nasıl dövüşülür, eğer dikkatli izlerseniz sizde bazı incelikleri farkedebilirsiniz. Eheh şey gibi oldu uslu bir çocuk olursanız belki sizde şirinleri görebilirsiniz..




Mükemmel bir şekilde hazırlanmış ikinci güzel videoda budur. Oyunun kendisinde bulunan ağır çekim özelliğini çok iyi kullanmış. Ayrıca oyunda bu tarz engellerle karşılaştığınız da neler yapmanız gerekiyor çok iyi fikir vermiş ve hemen hemen oyunun en güzel yanını size tanıtmış. Bide ben Free Running - Parkour sevdiğim için hoşuma gitti.


Buda Alpha 167 değişiklikleriyle çekilmiş yeni bir video:



Not: Videoları izledikten sonra zaten resimlere gerek kalmıyor isteyen google'dan bulabilir. Başta söylediğimi şimdi söyleseymişim keşke: Bu oyun tarzını sevenler mutlaka denemeliler oyun muhteşem. Ağır çekimde adamları döverken izlerseniz gerçekten mükemmel oluyor. Beline vurduğunda belinin kırılması filan ayağına vurduğunda yere düşmesi gibi bilumum güzellikler neyse herkese iyi oyunlar.

Hürriyet Haber

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favoriler More

 
Blogger tarafından oluşturulmuştur.